Kuzeyses Gazetesi > Beşikdüzü Haber

Beşikdüzü Haber | Vakfıkebir, Görele, Eynesil, Şalpazarı ilçelerinden yayın yapan Trabzon haber sitesi

ERİKBELİ ERÜKBELENİ’DİR

Erikbeli Yaylası

Divanı Lügatit Türk’te şeftali, erik ve kayısının ortak adı olan “erük” var. Bu meyveleri ayırt etmek için atalarımız sarı erük, yeşil erük gibi renk ve şekilleriyle alt bölümlerde nitelemişlerdir. Erik bahçesi anlamında da “erüklük” yer alıyor. Bizim küçüklüğümüzde aile büyüklerimiz erik değil erük diye söylüyorlardı.

Divanda ayrıca “erük” kendisiyle deri sepilenen her nesne anlamında tanımlanmıştır. “Erükledi “ eylemi “O deriyi erükledi, deri sepeledi, debagat etti.” cümlelerinde kullanılmış.

Yukarıda adı geçen meyvelerin bugünkü Erikbeli mevkiinde yetişmediğini biliyoruz. Bu durumda ikinci anlamından hareketle “deri işleme merkezi” diyebileceğimiz “Erükbeleni ,“ “erük” ve “belen” kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Erükbeleni ve çevresindeki obalarda 500 yıl öncesinden beri beslenen büyükbaş ve küçükbaş hayvanları düşündüğümüzde Erükbeleninde işlenen deriler Tonya yolundan Vakfıkebir’e, Kürtün yolundan da Tirebolu’ya taşınmıştır. Vakfıkebir ve Tirebolu’dan da deniz yoluyla büyükşehirlere satış için gönderilmiştir.

İlgili kelimenin ait olduğu dil ve kültür bağlamı unutulunca zorunlu olarak bu tür değişiklikler ortaya çıkar ve yeniden adlandırılır. Erükbeleni zamanla #Erikbeli olarak telaffuz edilmeye başlanmıştır.

Bir de şöyle düşünelim: Burada gerçekten meyve adından Erikbeli ismi oluşturulmuşsa benzer şekilde coğrafyamızda/çevremizde taflan beli, kiraz beli, fındık beli, ayva beli, nar beli, defne beli gibi adlandırmaların da olması gerekmez mi?


6 thoughts on “ERİKBELİ ERÜKBELENİ’DİR

  1. Öncelikle bizleri aydınlattığıniz için tekrar tekrar teşekkür ederim. Ben de eruk derken eskilerimiz ki hala yaşlilarimiz kullanır yöresel şive erik yerine eruk diyorlar diye düşünürdüm. İçeriğinin bu kadar derin olduğunu bilmezdim kaleminize kuvvet

  2. Beşikdüzü’nün kültürel değerlerinden biri olan Erikbeli yaylasının isminin nerden geldiğini güzel bi biçimde açıkladınız.Çoğu zaman yanıbaşımızda olan yaylalarımızın geçmişini bilmiyoruz bu açıdan yaptığınız çalışma takdire şayan…

  3. Güzelmiş 🙂 Acaba daha nice kavramlar bağlamından bu şekilde kop(muş)arılmış.
    Üzerinde çalışılmaya değer bir alan eyvallah üstad.

    1. İlginize teşekkür ederim.

      Aslı unutulan şeyin efsanesi türetilir.
      Efsaneyi kanıksayıp alışan olağan bir şekilde yoluna devam eder.
      Hayatın bu olağan akışına bağlı yaşadığınız sürece yeni bir şey öğrenmeye gerek duymazsınız.
      Yeni bir şey öğrenmeyi gereksiz görenin misali trafiğin bütün koşullarında birinci vitesi kullanan sürücü gibidir.
      Efsanelerle yaşayan bu kişinin trafik akışının var olduğu tüm alanlarda yüzlerce insana nasıl zarar verebileceğini varın siz hesap edin de aslî olandan asla kopmayın, derim…
      Sağlıcakla kalın.

      1. Efsane aynı zamanda bir sapma ve saptırma hareketidir gerçekten bağımsız değil gerçeği bozma mecrasıdır. Dediğiniz gibi yoldan çıkmaz ama yolun da yolcunun da canına okur. :))

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir