Kuzeyses Gazetesi > Beşikdüzü Haber

Beşikdüzü Haber | Vakfıkebir, Görele, Eynesil, Şalpazarı ilçelerinden yayın yapan Trabzon haber sitesi

YOL HİKAYESİ

Ercan Kaba

Beşikdüzü’nde, cuma akşamları veya pazartesi sabahları;  diğer günlere nispeten  daha canlı yaşanan bir yolculuğun tasviridir bu…

Ford pikapların kasasında, paralel ve çıkarma yapacak deniz piyadeleri gibi karşılıklı yerleştirilmiş sıralar üzerinde  oturarak , toprak olan ve çukurla dolu yolda ilerlerken yerinde zıplayarak veya demir profillere tutunmaz iseniz hızla girilen viraj ile horon halkasındaymış gibi birden ayağa kalkıp ortada birleşerek yol alınırdı… O günler geride kaldı.

Şimdi; bugün ilkindi üzeri ve gün akşama dönerken, köy duraklarından köylere, son dolmuşlar – son seferlerini yapmaktadır. Bagajda un, kepek, tuz, şeker… satılan fındığın boş fanila çuvalları vardır.

Şoför, yine o son yolcuyu aramaktadır. Zira o, Fiat Doblo’nun ön koltuğuna hususi yer ayırtmıştır.

“Tamam; yetiştim!” diyerek elindeki poşetleri toparlamaya çalışırken belirir kapının yanında.. 70’li yaşlarına rağmen, pantolon ve yeleğiyle, kıratının yularını tutmuş da yayla yoluna kendini vurmuş gibidir o; öylece oturur yerine.

Herkes bir dünya, kendi filmini yaşayan bir aktör değil midir aslında? Misal bir Orhan Baba arka koltukta arabesk hesaplar yapmaktadır çarşı pazar üzerine.

Bir Kaleci Şenol, stad’da sanki şampiyonluk turunu az önce atmış, spor gazetelerini arka cebine koyup, evine gitmenin yolunu, bu dolmuş ile bulmuştur.

Poşet yığınının arasından, hayal perdesindeki Karagöz karakteri gibi bir görüntü belirir. Dikiz aynasından şoför ile göz göze gelir. “Yol sapağında unutma beni kaptan” der, aynı anda da kilidi bozuk kapının kolunu tutar açılmasın diye. Annesinin kucağındaki küçük kız ise gülmemek için annesinin omuzuna yüzünü yapıştırır.

Çarşı pazar, para pul, siyaset, futbol… Öfkeler, kahkahalar; zannedilenin aksine komşuluk üzerinedir. Akraba bağları, aile… Sözlerin arasına; inceden yerleşmiştir. Öfke ile başlayan bir konuşma, muhatabına; “Bizim bahçede ham bir fidan var, sen aşlamadan anlarsın, bi bakıver” sözleri ile tamamlanır, onun da gönlü alınır.

Yolda izde, cami avlusunda değildir sadece hasbihaller. Hasta olandan, vefat edenden, düğün kuran’dan haber… Ayrıca fındık bahçesi bahçelemeye, kışlık odun kırmaya meci temin etmenin bir yeri de burdadır.

Issız bir hanenin kapısında durur dolmuş, yaşlı veya hasta bir komşunun çarşıdan ısmarladıklarını ona vermek için. Kaptan; vefayı hissetmiş ve belki de sessiz bir dua almıştır.

Kimyası bozulmamış, organik Anadolu’dandır bu manzara… Bu topraklarda bir akşam daha olmakta, yeniden; yeni bir gün daha doğmaktadır.

Afiyette kalınız…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir