Beşikdüzü Belediyesi sayfasında gezinirken İlçenin Tarihçesi bölümüne bir göz attım. Bildiklerimin dışında farklı bir şey var mı diye tarihçeyi baştan aşağı okudum. Yazıda eksiklik var, fazlalık yok.
1939 yılında Şarlı olan nahiyenin adını Beşikdüzü olarak değiştiren Vali Tahsin Uzer’in adı yok. Bu çok büyük bir eksiklik ve hata. İlçenin adını koyan valinin ismi tarihçede yer almıyor. Bilemiyorum, belki gözden kaçmıştır. Sebep her ne ise mutlaka tarihçeye eklenmeli.
Ayrıca bu valinin ismine ilçede bir cadde veya sokakta rastlamadım. Ben görmemişsem sorun yok, eğer yoksa İlçenin isim babası olan valinin ismi mutlaka ilçede önemli bir yere verilerek yaşatılmalı, genç nesillere tanıtılmalı.
Yine Belediye sayfasında güzel bir hizmet olarak düşünülmüş olan “Nöbetçi Eczane” listesi var ama açılmıyor. Sadece günlük yayın var. Tam liste yayınlanması daha yararlı olur. Bu konu gözden geçirilmeli.
Zaman zaman takip ettiğim “Basında Belediyemiz” sayfası yayından kaldırıldı. Beşikdüzü Belediyesi haberleri hangi gazete veya sitede yayınlanmışsa, mutlaka bu Belediye Sitesi sayfasında yer almalı.
* * *
Bir diğer konu bölgemizdeki tüm belediyelerde aynı. Anons yapanların imla kurallarına uygun anons yapmamaları. Sanki ilkokul birinci sınıfa gidermiş gibi metinleri okumaları can sıkıyor. Bu işi yapanlara sesleniyorum. Her istediğiniz yerde duramazsınız. Anons kelime kelime okunmaz. Virgül ile, nokta ile soluklanacağınız yerler bellidir. Anons, herkesin işi de değildir.
Bu işi yapacak olanlar mutlaka diksiyon kursundan geçmeleri ya da bu işte bilgi sahibi olmaları gerekir. Gülünç duruma düşüyorlar.
Başka yerleri bilmiyorum ama, Büyükliman’dakilerin hepsi aynı. Başkanlar bu konuyu değerlendirmeliler. Her mikrofon başına geçen anons yapmamalı. Anonsculuk ayrı bir meslektir.
* * *
Beşikdüzü Muhtarlar Derneği Başkanı Seçkin Uzun, geçenlerde gazeteci Ahmet Taş’ın televizyon programına konuk oldu. Başkan Uzun, muhtarların faaliyetlerinden bahsetti. Ahmet Taş unutmuş olacak ki, (bana soracağını söylemişti) muhtarların faaliyetlerinden bahsediyorsunuz, bu faaliyetler neden basında yer almıyor diye bir soru yöneltmedi.
Nerede bu faaliyetler? Bu faaliyetlerden kimin haberi var? İlçede bunları kim duymuş? Belki sadece mahalle halkının haberi var. Falan mahallenin muhtarı şunları yapmış diye bilen var mı? Anfiniz yok, saz çalıyorsunuz. Sazın sesini sadece siz duyuyorsunuz. Anfiye bağlayın da herkes duysun. Bu anfi de basındır.
* * *
Biz kültürlüyüz denilen yerlerde kültürün yerlerde süründüğünü görüyoruz. Günlük veya haftalık gazetesi yok, aylık dergisi yok, radyosu yok, televizyonu yok, Türk Halk Müziği derneği veya korosu yok, Türk Sanat Müziği derneği veya korosu yok, erkek veya kız halkoyunları ekibi yok, tiyatrosu yok. Ondan sonra biz kültürlüyüz diye nağra atılıyor. Kültürlü olan ilçelerde illerde bu saydıklarımdan ne kadar varsa, orası o kadar kültürlüdür. Bunlar yoksa, tüm nüfus profesör olsa orası kültürlü sayılmaz. Kültürün ölçüsü bunlardır. Ne kadarını yaparsanız o kadar kültürlüsünüzdür!..







