Kuzeyses Gazetesi > Beşikdüzü Haber

Beşikdüzü Haber | Vakfıkebir, Görele, Eynesil, Şalpazarı ilçelerinden yayın yapan Trabzon haber sitesi

Toprak

Ercan Kaba

Değerini bilmiş olsa idik şu kara toprağın, avucumuza alarak onu, muhabbetle koklamamız, yüzümüze gözümüze sürmemiz gerekirdi.

Orda boy veren ot, çiçek, dal… dağ, taş… Tabiat; yüz, üçyüz, binlerce yıl öteden gelen o aynı kokuyu; ölümsüzlüğü sinesinde saklamaktaydı.

Kiraz çiçeği, dut, çimen, bize sadece çocukluğumuzdan hatıraları değil, yüz yıl önceki dedemizden, hatta daha önce şehzade sancağı Trabzon’a gönderilen Sultan’ın aldığı, tadı ve çok daha fazlasını birebir üzerinde saklamaktadır.

Toprak kokulu; kerpiçten, kara taştan haneler, civciv, kuş sesleri… Koyun, kuzu melemeleri arasında güneşle doğan gün; açılan kapılar, duyulan ezan ile saate ihtiyaç hissetmeden yaşanılan yüzlerce yıl…

Gizli saklı değil, aşikardı bu yaşam, bir vizyonu vardı her yerin, her ânın. Kesilen kurbanın seccade olan postu, 99’luk tespihle beraber en görünür yere kapının yanına asılır, tek kırma tüfeğin gölgesinde kuzinenin önünde sohbetlerde askerlik anıları canlandırılırdı.

Değişmezdi kulaklarda o asırlık melodi, rüzgarla salınan dallar o seslere eşlik ederdi.

Sese, söze dökülmeksizin bir anayasa maddesi kadar kuvvetli idi bu ahenkli misalsiz beste..

Sonra devran döndü, gün değişti azar azar. Tabiat; toprağın üzeri parke taşları ile beton gökdelenlerle örtüldü ve o kadar ışık oldu ki bizden, bize yön gösteren o yıldızlar artık görünmez oldu. Çiçekler saksıya sıkıştırıldı, kuşlar kafese koyuldu.

(Günübirlik değişen) filmleri, resimleri baştacı ettik. Eşyalarımızı, kaşığımızı tabağımızı onlarla şekillendirdik. Çeyiz bohçalarını, bakır tasları, sahanları kilere sakladık, yerine kırılgan porselen tabakları koyduk.

Kur’an’ı kıymetli kat kat örtülerin içine (sakladık), seccadelerimizi bulunması zor pahalı çekmecelere gizledik; üzerini kapattık, örttük.
*
…ve belki küçücük bir adımla başlamakla kurtulacaktı şu dünya, kim bilir…

Kaçınılmaz gerçek; zaten toprağa dönecek değil miydi  şu ten,
eğilme o bir tutam (toprağı sevme ve sahip çıkma)
sonsuzluk yolculuğunda, eldeki tek; yegane ilaçtı!

Sağlıcakla…


One thought on “Toprak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir