Kuzeyses Gazetesi > Beşikdüzü Haber

Beşikdüzü Haber | Vakfıkebir, Görele, Eynesil, Şalpazarı ilçelerinden yayın yapan Trabzon haber sitesi

KARAKIŞ RÜYASI – 1976

Karadeniz ve bilhassa Trabzon evlerinin ekserisi, bir tepenin üzerinde ve birbirlerine uzaktır. Dut, armut ve taflan ağacı öbeklerinin ortasındadır.

Çoğu patikadır toprak yollar ve evler, mısır ile çay bahçelerinin başında, yapayalnızdır.

Karakışın orta yerinde, ocak ayında esen soğuk rüzgarlarla, karla karışık yağan yağmur ile kendini daha belirgin hissettirir bu yanlızlık.

Pencerelerden, akşamları belli belirsiz, gaz lambalarından yükselen bir ışık, bir umut gibi yayılır, salınarak tüter bacasından duman ve her görenin uzakta da olsa, bunu görmekle bile içini ısıtır.

Vakit akşama yaklaşınca, ahırdaki buzağı anasına dönünce, sarı kız başını sallar; boynundaki zillerin sesi duyulur ve kapı açılır. Yarısı su ile dolu bakraçla, akşam sütünü sağmak için girer içeri iş önlüğü giymiş kadın. Dışarıda gelder’de daha önceden kaynatılmış, gece içini ısıtsın diye sıcak yal hazırdır.

Bir başka hanede ise, hali vakti biraz daha yerinde hane sahibinin yaşadığı cumbalı, tahta sedirli, tahta merdivenleri çıkarken gıcırdayan evler vardır; kıyısında köşesinde lambalı radyolardan “giden gelmiiiyor!… makber mi yoksaa..” veya kemençe ile oyun havaları, sanki yapışıp kalmıştır.

Kapı ve pencere pervazlarına hanımannelerin büyük alamancı ablaların siyah beyaz fotoğrafları sıkıştırılmıştır.

Bazı haneler kara taştır. Bazıları ise kargir dolgu üzerine kireç ağırlıklı harç ile sıvanmıştır. Türküsü ile, kokusu ile, sesi ile, uyandırdı hissiyatı ile benzer zannedilse de, bu haneler birbirlerinden tamamen farklı farklıdır.

Batan gün ile beraber, kuzey ve kıble kapısı bir açılır bir kapanır, bahçede – yolda şen şakrak oynayan, “soğuktan buy’muş” çocuklar, her evden farklı bir nida ile ve farklı bir mazeretle evlerine geri çağrılır.

Bir oyun gibi güle oynaya, fındık bahçesinde dağınık gezen tavuklar toparlanır ve kümesin kapısı itina ile örtülür.

Evin dış kapısının tahta sürgüsü ardına sürülür. Keskin kokulu gaz lambasının fitili biraz daha yükseltilir; oda ışıkla dolar.

Pili erken bitmesin diye sadece akşam ajansında açılan cızırtılı radyodan Kıbrıs haberleri “denizlerin mutedil dalgalı … rüzgarın keşişlemeden estiği” hava durumu duyulur. Bunun üzerine evde tuhaf yorumlar yapılır.

Ocağa iki parça odun daha atılır. Üzerindeki yemek, ihtimaldir; kara lahana çorbası, fasulye turşusu, fırındaki de mısır ekmeğidir. İbrikten damlacıklar sıcak kuzineye vurup buharlaşırken “tısss!” diye bir ses çıkarır.

Yaşlı kadın yere serdiği postun ve dizlerinin üzerinde 99’luk tespihini çekerken bu bir ninni olur, ses diğer seslere karışır…

Oyun oynarken yorgun düşen süt ve toprak kokulu çocuk, bir köşeye kıvrılmıştır. Bir hırka ve ceket ile örtülür üzeri ve o, akşam yemeği öncesi sıcak ve derinden bir uykuya çoktan durmuştur.


One thought on “KARAKIŞ RÜYASI – 1976

  1. Kış vakti saçaklarından sarkan ve çocuklara oyuncak olan buzlar…
    Ocakbaşında kaynayan kazanlar…
    Ahırda üşümesin diye kara ateşin yanında uyutulan buzağılar…
    Tavan arasında kavga eden kediler…
    Pilekide pişen mısır ekmeğinden yükselen buhar…
    Uzun ve ağarmış sakalını sıvazlayan dedelerin anlattığı Battal Gazi hikayeleriyle uyuyan çocuklar…
    Bu güzel çağrışımların kapısını araladınız. Ellerinize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir