Kuzeyses Gazetesi > Beşikdüzü Haber

Beşikdüzü Haber | Vakfıkebir, Görele, Eynesil, Şalpazarı ilçelerinden yayın yapan Trabzon haber sitesi

Feride

Ercan Kaba

Reşat Nuri Güntekin’in ünlü romanı Çalıkuşu’ndaki, sevdiği uğruna kendini, ücra Anadolu’ya sürgün etmiş bir köy öğretmenidir o; Feride…

TRT’nin 1986 yapım, aynı adlı dizisi ile Türkiye ile beraber tüm dünya tanıdı onu.

Sovyet ülke televizyonlarında, soğuk savaş daha bitmeden, sınır kapıları açılmadan, milyarlar izledi Feride’yi ve Kamuran’a duyduğu asil aşkını.

Dikenli teller, yüksek duvarlarla örülü Sarp Sınır Kapısı, tam bir belirsizlikti aramızda ve sonra kapılar açıldı . Ukrayna, Rusya, Gürcistan’lı Feride, elinde bavul ile adım atarken sınır kapısından adı artık olga idi, nataşaydı.

Kırım; Bahçesaray’dan Payitaht’a çeyiz sandıkları ile gönderilen hanım sultan değildir beklenenin aksine mesela… Televizyon karşısında dahi utanıveren Anadolu insanı, o sınır kapısının karşısında cılız, tek, çaresiz, sırlı sandukalardan habersizdir. Geleceğe güvenle bakma adına birkaç hatırayı sizlerle paylaşmak isterim.
***
Doğu Türkistan’ı çatık kaşlı Çin’li bir rehber eşliğinde gezen gazetecimiz, orda bir ilkokulu ziyaret eder. “ Herşeye rağmen çocukları anlayabiliyordum ve Anadolu’da bir köy okulundan farkı yoktu, çok kötü oldum!” der.
***
Rus eşi ile Türkiye ziyaretinde konuştuğum bir misafirimiz, kendisinin kuzeydoğu Sibirya’dan ve Türk asıllı olduğunu ve dilini unuttuğunu söylemişti. Oysa dil unutulur muydu ki… Gülmeler, ağlamalar gönüldür, tek dildir bize.

Türk Lehçeleri Sözlüğü’nü rafdan indirdim. Sayfaların arasından tesadüfen bir satırı seçip, Onun dilinde “hala” veya “teyze”, geçmiş zaman, tam hatırlamıyorum… “Bunu hatırlıyor musun?” dedim. Gözleri donuklaştı, eşine döndü, eşinin sessizce onu teskin ettiğini hatırlıyorum en son. Kim bilir, bizden duyduğu, ama onun da olan ne vardı karşısında.

Kapılar sürekli açılıyor. Yıkılması gereken en yüksek duvar önyargılarımız; ufkumuz açık. Türkistanlı çocukları, Sibirya’daki kardeşlerimizi hatırlamalı bir selam için…

Onlar iş’imiz, aş’ımız, arkadaşımız… Asil bir duruşla karşıda bekleyen sonsuz gün, gelecek bizim!


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir