Kuzeyses Gazetesi > Beşikdüzü Haber

Beşikdüzü Haber | Vakfıkebir, Görele, Eynesil, Şalpazarı ilçelerinden yayın yapan Trabzon haber sitesi

DİJİTAL TÜRKİYE

Ercan Kaba

İlk uydunun 1957’de atmosfere gönderilmesinin  ardından, ABD 1976’da ilk gözlem uydusunu yörüngeye yerleştirdi.  Dünya üzerinden veriler toplanmaya başlandı. Geçen 50 yılın ardından Şubat 2022 itibariyle 2788’i ABD, 363’ü Çin, 167’si Rusya … farklı ülkelerin 4550 uydu var.

Sadece fotoğraflama yapılmıyor. Dünya üzerine termal, kızılötesi, elektromanyetik, telekomünikasyon… verilerine ulaşılabiliyor. İspatı  ve oluşturduğu sonuçları hepimizin rahatlıkla ulaşabileceği kaynaklardan teyit edilebilir. Büyük kısmı da saklanmıyor. Hatta mobil telefonlarımızla örneğin, birçok uygulamanın ipuçlarına  da erişebiliriz.

Yüksek çözünürlüklü kameralar ile, çok hızlı ve çok farklı parametrelerde, manuel değil bilgisayar ve yapay zekayla  yapılıyor bu gözlem. Derinlemesine yorumlanıyor, analiz ediliyor.

Uzay ve uydu teknolojilerinin temeli, askeri gözlem amacı üzerine olsa da, meteoroloji, kadastro, tarım, haberleşme, konum bilgisi-gprs, çevre, ekoloji, afet – acil durum yönetimi, madencilik, jeoloji, ticaret, akıllı şehir altyapıları… gibi çok farklı alanda kullanım mevcut.

Tarlanın veya  ülkenin sınırını, sağa – sola kaydırmak,  anlık –  fevri, siyasi, ekonomik,  genelleme yapma çabası adeta masal bu devirde; gerçekçi değil.

Bir rakibimizin kişisel bilgisayarımıza erişmesi veya uluslararası bir düşmanımızın bizi gözetlemek için uydu göndermesi bile basit, ülkemizin, bizim de varolduğumuz o  büyük resmin üzerinden bakarsak… O kadar ki Amazon ormanlarında uçaklara mızrak atmaya çalışmak kadar ilkel …

Çok kısa  sürede bir bilgisayar verisi olarak yok edilmemiz, yine kısa bir sürede de bir ekranda bir kimlik olarak varolmamız kolaylıkla mümkün.

Şimdi, sükun bulmak ve bilgiyi sindirmek için birkaç saniye bekleyelim.

Çözüm nedir diyelim. özgürlüğümüze kement atmış gibi durduğu zannedilen bu kaçınılmaz mengeneden?  Uluslararası asırlık bir aile şirketinin sloganı idi : “Yerelden Evrensele” sözü… Biz onlardan daha derin ve daha eskiyiz.

Bir kelamımız, ilmimiz, tapumuz, seccademiz bir köpük veya saman alevi değil … Biz,  şu meçhul  taş devrinde yaşamıyoruz, medeniyetimiz, bilimimiz köksüz değil. Farklıyız.

Anadolu, Trabzon, Ankara… Sığınılacak liman, Huzur; sakinleşip  ‘kendimize gelmemizde’, varolanı görmemizde.

Türkiye’nin uydu ve bilişim varlığını aktarmadık. Elbette var. Bir tesbit bu noktada tarihe not düşüyor. “Bizi sıranın önüne çıkaran, sayısal değerlerin üstünde , bilgiye ulaşmada, veriyi işlemede, o farklı bakışımızda.”

Herkes bakar, ama biz görürüz.
Selam ve dua ile…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir