Kuzeyses Gazetesi > Beşikdüzü Haber

Beşikdüzü Haber | Vakfıkebir, Görele, Eynesil, Şalpazarı ilçelerinden yayın yapan Trabzon haber sitesi

Beşikdüzü Akkese Köyü Hasan Hüsnü Paşa Camii

Hasan Hüsnü Paşa Camii
Halk arasında tekke camii olarak bilinen Akkese Merkez Camisi, Sultan 2. Abdülhamid döneminin Bahriye Nâzırı Bozcaadalı Mareşal Hasan Hüsnü Paşa (1832-1903) tarafından yaptırılmıştır. Bizim aile içindeki büyük dedelerden birinin hatıratı, caminin yapılış hikâyesiyle ilişkili olduğundan konuyu bu yazıyla paylaşmak istedim.

9 Ocak 1881’den 27 Temmuz 1903 yılına kadar Deniz Kuvvetleri Komutanı olarak görev yapan Hasan Hüsnü Paşa, Sinop Baskını sırasında (1853) şehit olan Bozcaadalı Amiral Hüseyin Paşa’nın oğludur. Kendisi İstanbul’da dünyaya geldiğinden Bozcaadalı lakabını babasından tevarüs ettiğini belirtmek gerekir.

Varlıklı bir aileye mensup olan merhum Paşa, vakıf yoluyla İstanbul başta olmak üzere ülkemizin çeşitli bölgelerinde kütüphane, sıbyan mektebi, cami ve mescitler inşa ettirmiştir. Resmi görevlerinin yanında ömrü boyunca çeşme ve camilerin tamir edilip işler duruma getirilmesi, mütevellisinin yeniden görevlendirilmesi, türbe, kütüphane, tekke ve benzeri yapılarda çalışan personele maaş bağlanması, mevlithan ve aşrhânlara ikramda bulunulması gibi sosyal ve dini hizmetlere destek olmuştur. İmam, müezzin, hatip, kayyum, devirhan, vaiz, muallim ve hademe olarak çalışan okul ve cami görevlilerine tahsis edilen harcamalarla Müslüman fakirlere el tutulmasına kadar pek çok hayır işlerini vâkıf gelirleri üzerinden tamamen kendi parasıyla yürütmüştür. Tespit edebildiğimiz kadarıyla İstanbul dışında iki vakfiye hizmeti vardır (1).

Devrinin önemli devlet adamlarından biri olan Hasan Hüsnü Paşa’nın hayatından bizim yazımıza konu olan bölümü, Beşikdüzü ilçesi Akkese Merkez Camii ile ilgilidir. Hasan Hüsnü Paşa, 24 Ocak 1892 tarihli vakfiyesinde Trabzon vilayeti Hisar Köyü’nde (Akkise Köyü) tamir ve inşa ettirdiği bir caminin imamı ile aynı köyde yeniden inşa ettirdiği Nakşibendiyye tarikatı dergâhında postnişin olan zata verilecek tahsisat miktarını açıklamıştır. Buna göre imama yılda 60 kuruş, postnişin olan zata ise yılda 1.200 kuruş verilmesini istemiştir. Vakfiyedeki bu ifadeden Paşa’nın daha önceki yıllarda Trabzon’da cami ve dergâh tamiri ile inşasına ilişkin bir hizmette bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan 1894 yılına ait bir başka vesikadan anlaşıldığına göre Trabzon’un Şarlı nahiyesi (Beşikdüzü) Akkise köyünde tasarrufu uhdesinde bulunan Gülbahar Hatun Vakfı’nın tarla ve arsası üzerine bir tekke inşa etmek için Sadaret aracılığıyla Evkaf Nezareti’nden bir talepte bulunulmuştur. Fakat konu tetkik edildiğinde vakıf üzerine yeni bir vakıf olamayacağı cevabı verilmiş ve bu talep uygun görülmemiştir (2).

Beşikdüzü ve Tonya’yla ilgili yerel tarih araştırmaları alanında yazılan bir bildiride (3) Bahriye Nazırı Hasan Hüsnü Paşa’nın Akkese köyü ile ilişkisi sorgulanmış ancak bağlantısı kurulamamıştır. Bir başka bildiride ise Bahriye Nazırı Hasan Paşa’nın aynı köyden Bahriye Kaymakamı Mısırlıoğlu Hasan Bey aracılığıyla köyde bir cami, bir tekke, tekkenin hemen yanı başına bir su kuyusu ve birkaç yüz metre uzağında da bir çeşme yaptırarak vakfettiği belirtilmiştir (4).

Hüsnü Paşa Camii Kitabesi

Anladığımız kadarıyla cami yapımı için arsa tahsisini sağlayacak resmi yazışmalar olumlu veya olumsuz cevaplanmadan cami inşaatı başlatılmış ve tamamlanmıştır. Cami kitabesinde “Bani-i Sani Bahriye Nazırı Hasan Paşa 1305”, tekke kitabesinde ise “Sahibü’l Hayrat Bahriye Nazırı Hasan Paşa” ibaresi vardır. Cami kitabesi 1889-90, tekke kitabesi ise 1895 tarihini göstermektedir. Komuta merkezi İstanbul Kasımpaşa’da bulunan (Divanhane) ve buradaki makamında oturan Paşa, cami yapımı gibi önemli bir hayır işini icra etmek amacıyla niçin küçük bir kasabanın küçük bir köyü olan Akkese köyünü tercih etmiştir?

Beşikdüzü Resullü köyünden, annemin büyükbabasının babası Hasan Kılıçarslan     (1864-1950) askerlik görevini Hasan Hüsnü Paşa’nın yanında yapmıştır. Asker Hasan’ın terhisine bir yıl kala, içinde komutan ve hanımının da bulunduğu deniz aracı denizde fırtına çıkması üzerine Boğaziçi’nde kaza yapmıştır. Suya düşen komutanın hanımını Hasan çavuşla Tonyalı asker arkadaşı Osman çavuş birlikte kurtarıp sahile çıkarmışlardır. Üstün gayretleri üzerine bu iki çavuş arkadaşı Paşa ödüllendirmiştir. 1 yıl erken terhis ve 2 kese de para ödülü ile askerler memleketlerine dönmüşlerdir. Ayrıca komutanın hanımı çavuşlara; aile büyükleri ve kardeşleri için çeşitli giysiler vermiştir. Hasan Paşa, adaşı olan Hasan dedemize aile vakfiyeleriyle yaptıkları hayır hasenat işlerinden bahsetmiş ve köylerinde ne tür imkânlar bulunduğunu, cami olup olmadığını sormuştur. Yapmaya niyetlendikleri yeni camiyi asker Hasan’ın memleketine inşa ettirmek istediğini belirtmişlerdir. Paşa, Hasan askerden köyüne döndüğünde başından geçen bu olayı büyükleriyle paylaşıp camiye ihtiyacı olan merkezi bir konumdaki yerleşim yerinin kendisine bildirilmesini emretmiştir (5).

Akkese Köyü Melikzade ailesinden Hacı İbrahim Efendi (1854-1909) Çorumlu Hacı Mustafa Efendi’den ilim öğrenmek için bir süre dergâhında bulunmuştur. Hacı Mustafa Efendi Melikzade İbrahim Efendi’yi, kendi mürşidi de olan ve Mekke-i Mükerreme’de irşat faaliyetlerinde bulunan Hacı Yahya Dağıstani’nin oğlu Hacı Halil Paşa’ya göndermiştir. Orada ilim tahsili için 12 yıl kalmış ve sonunda köyüne dönmüştür (6). İlim, ibadet ve irşat çalışmaları açısından ikamet ettikleri yerleşim birimine bir cami yapılmasının gereğini düşünmektedir. Resullü köyünden asker Hasan Kılıçarslan’ın müjdeli haberi Hacı İbrahim dedeye ulaşmış ve İstanbul’la irtibat sağlanmıştır.

Akkese köyü Mısırlıoğlu ailesinden Bahriye Kaymakamı Osman Bey’in (Doğum T. 1830) mevcut merkez caminin kendi köyüne yapılmasında epey bir emeğinin olduğu, hem İstanbul’u hem de bölgeyi biliyor olmasından dolayı cami inşaatının sevk ve idaresinin Bahriye Nazırı tarafından kendisine havale edildiği anlaşılmaktadır (7). Bahriye kaymakamı Ali oğlu Yarbay Osman Bey’in kendisi, caminin hizmete girmesinden 15 yıl sonra 1319 yılında (1903-1904) şimdiki Akkese Merkez camisinin yaklaşık 200 metre ilerisine bir çeşme yaptırmıştır.

Komutanın ayrıca Trabzon’la hizmet ve duygu bağı bulunmaktadır. Hasan Hüsnü Paşa, 13 Mart 1864’te yarbay rütbesiyle Mecidiye gemisine atanmıştır. 7 Mayıs 1864’te verilen emir üzerine adı geçen vapurla görevi icabınca Trabzon’a hareket etmiştir (8).

Akkese Mahallesi Kalkındırma ve Sosyal Dayanışma Derneği tarafından, resmi izinler alınarak 2008-2010 yılları arasında caminin bakım ve onarımları yaptırılmıştır (9). 1950’li yılların başında ise kireç ve taştan ibaret olan duvara serpme sıva atılmış, minaresi yapılmış, caminin iç ve dış bölümlerine birkaç yeni eklenti eklenmiştir. (10) Bu yazı vesilesiyle caminin yapımının her aşamasında çalışan; başta vakfiye sahipleri olmak üzere adı geçenlerle adı unutulanlara Allah’tan rahmet, caminin bugün itibariyle maddi ve manevi hizmetlerini üstlenenlere kolaylıklar dilerim.

Günümüze kadar değeri korunmuş vakıf eserinin, maddi ve manevi temelini aslen inşa edenlerin anımsanıp tanıtılması asil bir davranış olarak yaşatılmaya devam edilmelidir. Bu anlamda, caminin adının da Bahriye Nâzırı Hasan Hüsnü Paşa Camii olarak değiştirilmesinin her açıdan uygun olacağını ilgili kurumlara hatırlatmak isterim.

YARARLANILAN KAYNAKLAR:

  1. Keşif Defteri Işığında Erzincan Refahiye/Yazıgediği Köyü’nde Bulunan Bahriye Nazırı Hasan Hüsnü Paşa Camisi, Funda Naldan-Selçuk Seçkin, https://dergipark. org.tr
  2. Mehmet Korkmaz, Bahriyede Bir Ömür Sultan II. Abdülhamid’in Bahriye Nâzırı Hasan Hüsnü Paşa, 1. Baskı, Selenge Yayınları, İstanbul 2022, s. 246-247.
  3. Enver Arslan, Trabzon İli Tonya ve Beşikdüzü İlçelerinde Yerel Tarih Araştırması Bildirisi, www.enverarslan.com
  4. Adnan Cora, Vakfıkebir Müftüsü Abdülvehhab Eren Hoca Efendinin Şahsiyeti, Tahsili, Tarikat Nisbesi, Resmi Görevi ve Çevresine Etkileri Bildirisi, isamveri.org
  5. Hasan Kılıçarslan’ın torunu Hakkı Kılıçarslan’dan (1941 -…) naklen.
  6. Yahya Bakır-Yaşar Esen, Asker Hafız Reis’ül Kurra Mehmet Eren, 1. Baskı, Orhun Yayınevi, Sakarya 2019.
  7. Yusuf Mısırlıoğlu, Kadir Eren ve Hakkı Kılıçarslan ile 23 Temmuz 2022 günü Beşikdüzü Çağlar Parkında yapılan görüşme.
    8. Mehmet Korkmaz, a.g.e.
    9. Dernek Kurucu Başkanı Kadir Eren’le 15 Eylül 2022 tarihindeki görüşme.
    10. Mustafa Balta ile (1940- … ) 8 Ekim 2022 günü Beşikdüzü’nde yapılan görüşme.

 

Anahtar Kelimeler: Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa, Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa Camii, Beşikdüzü Hasan Hüsnü Paşa Camii, Akkese Hasan Hüsnü Paşa Camii, Akkese Köyü Hasan Hüsnü Paşa Camii, Bahriye Nazırı Hasan Hüsnü Paşa, Bahriye Nazırı Hasan Hüsnü Paşa Camii

17 thoughts on “Beşikdüzü Akkese Köyü Hasan Hüsnü Paşa Camii

  1. Değerli Meslektaşım,
    Çok güzel bir araştırma olmuş. Bilgilendik… Rabbim kalemine, yüreğine sağlık versin ve ilmini artırsın inşallah… Devamını sabırsızlıkla bekliyoruz…

    1. Hocam, yerel tarihte kültürün araştırılması ve kayda geçirilmesi önemli. Tebrikler

  2. Kıymetli hocamızın kalemine sağlık. Çok kıymetli yazılarını severek takip okuyoruz.

  3. Elinize yureğinize sağlık Hocam.Çoğumuzun okumaktan dahi o aciz olduğumuz Aman boşver diyebildiğimiz meseleleri gunyuzunde gündemde tutmak için gayret gösteriyoruz…Allah u Teâlâ Hazretleri razı olsun🌹

  4. Öncelikle, böyle yerel kültüre ait varlıkları tanıtım yapmaya çalışmanı tebrik ediyorum.
    Böyle bir eser olduğundan hiç haberimiz yokmuş .Keşke böyle şeyleri bilsekte ziyaret etsek.
    Eline emeğine sağlık

  5. Rahmet olsun, adını yaşatacak eser bırakan ecdada. Ve bunların izini sürüp ortaya çıkaran İbrahim Hocama da sonsuz teşekkürler. Allah ilmini artırsın üstad.

  6. Kaleminize sağlık sayın hocam bu tür kültürel varlıklarımızın geçmişini kaleme alarak bizleri bilgilendirdiğiniz için size çok minnettarız Rabbim eksikliğinizi vermesin sevgi ve saygılarımla

    1. Gusel bir araştırma yazisi olmuş, sayenizde bilgilenmiş oldum hocam, emeğinize, kaleminize sağlık,kimbilir bunca yıl ne anılar yaşadı, duvarları dile gelsede konuşabilse, halen ayakta kalması sevindirici, saygılarımla…

  7. Böyle büyük ve saygın bir devlet adamının Trabzon gibi bir şehirle hiçbir bağlantısı olmamasına karşın küçük bir kasabada camii inşa ettirmesi elbette bir trabzonlu olarak gurur verici ve aynı zamanda anlatılardan yola çıkarak bu büyük devlet adamının din ile ilişkisine de kişisel anlamda ne kadar değer verdiğini ortaya çıkarıyor nitekim asker kökenli insanların din ile ilgisinin toplumsal anlamda zayıf olduğunu düşünen büyük bir çoğunluk var işte tamda bu yazı o insanlara en büyük cevaptır.

    Ayrıca sadece camii yapımıyla kalmayarak su kuyusu açtırması ve çeşme yaptırmasıda yöre halkını düşündüğünü sosyal yönden destekler niteliktedir.

    Yalnız o dönem bu kadar kısıtlı imkanlarla ve bölgeyle hemen hemen bağlantısı olmayan üst düzey bir subayın bu kadar uğraş vererek bu tür hizmetlerde bulunmasının karşılığı olarak camiinin isminin Gökçeadalı hasan hüsnü paşa camii olarak değiştirilmesinin çok zor olmaması gerekir diye düşünüyorum acaba sorun asker olması mı gerçekten bu vefasızlık.

  8. Manevi huzuru olan bir yer. Hak ettigi degeri almasi gerektigini dusunuyorum. Yine guzel bir çalışma olmuş. Kaleminize saglik.

  9. Böyle hayırsever bir Paşanın ismi camide olmalı. Caminin adı değişmese bile, caminin bir yerine paşanın adı, yaptığı hayır işleri not düşülmeli. Bugünkü idarecilere örnek olsun.

  10. Yıllardır beşikdüzünde yaşıyorum, bilmediğim ne çok şey varmış. Araştırmanızı ve açıklayıcı yazınızı merak içerisinde okudum. Teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir