Kuzeyses Gazetesi > Beşikdüzü Haber

Beşikdüzü Haber | Vakfıkebir, Görele, Eynesil, Şalpazarı ilçelerinden yayın yapan Trabzon haber sitesi

YANLIŞ SÖYLENEN VE YAZILANLARDAN ÖRNEKLER

Günlük kullandığımız dilde zaman zaman çok yanlış kelime kullanıyoruz, yazıyoruz. Şahsen bu yanlışları gördükçe insanlar acaba bunları düşünmeden mi konuşuyorlar veya  yazıyorlar  diye içimden geçmiyor değil. Şimdi terlediğimiz bu kelimeleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Son yıllarda en çok kullanılan kelimelerden bir tanesi acılı yani biberli. Öncelikle şunu belirtelim ki acılı, biberli anlamını taşımaz.  Biber yakıcı  olur, acılı olmaz.  Yakıcı biber yenir ama acılı biber yenmez. Acı farklı bir tattır. Yakıcı yerini tutmaz. Bir başka örnek vermek gerekirse acı çökelek yenmez. Yani acı ile yakıcıyı ayırmak gerekir. Yakıcı yenir, acılı yenmez. Yanlış bu millete doğru gibi sunuluyor. Kabul de gördü. Yanlışın kimse farkında değil.

Garson, “Çayınız nasıl olsun” diye sorar. Kimi müşteri süzekli olsun, kimi müşteri süzgeçli olsun der. Süzek küçük, süzgeç ise büyüktür. Süzgeç çay için kullanılmaz. Koysanız bile çayı süzmez. Onun için süzek ile süzgeci ayırmak gerekir. Süzek çayı, süzgeç yemeği süzer. Bu nedenle süzgeçli çay olmaz. Süzek ile süzgeci ayırmak gerekir. Sporda yapılan en büyük yanlışlardan biri de,  İdmanyurduspor yazımıdır.  İdman zaten spor demek. Sporyurduspor diye bir şey olamaz. Spor yazarları buna dikkat etmesi lazım.

Sporda bir diğer yanlış. Olmayan bir kulübün varmış gibi yazılması. Mesela Çarşıbaşı Belediyespor Kulübü var. Çarşıbaşıspor diye bir kulüp yok. Basın bunu böyle bir kulüp varmış gibi Çarşıbaşıspor diye yazıyor. Şalpazarı Gençlik Spor Kulübü basında Şalpazarıspor diye çıkıyor. Şalpazarıspor diye bir kulüp yok. Böyle onlarca kulüp adı yanlış yazılıyor. Olmayan bir kulübü basının yazması çok yanlış.

Üstünü değiş ile  üzerini değiş kelimeleri arasında fark var. Birinde, üstünü değiş derken belden yukarıyı değiş anlamı taşır. Üzerini değiş ise alt-üst ikisini birlikte değiş manasına gelir.

Gross, market, mini market kelimelerine de bir göz atalım. Gross ve market büyük anlamına gelir. Her iki kelime bir ticaret unvanında yer alamaz. Mini market. Ne demiştik. Market büyük iş yeri anlamına gelir. Hem büyük işyeri, hem mini market. Bu iki kelime yanyana olmaz. Market büyük demek, mini küçük demek, Büyük mini market olmaz. Yani ikisi birarada olmaz. Bunlar tamamen bilgisizliğin ürünü.

Karadeniz’deki lahanaya pancar denilmesi de yanlış.  Lahana başka, pancar başka. Lahanadan yemek olur, pancardan ise şekerden başka bir şey olmaz. Lahanaya  pancar demek imkansız gibi bir şey. Hiçbir benzer özellikleri yok. Bu yanlışa da bir son verilmeli.

Halk arasında ayakkabı dendiğinde deriden yapılmış kundura veya iskarpin akla geliyor. Oysa lastikte, yazlıkta, çizmede, terlikte, potinde, iskarpinde ayakkabıdır. Ayağa giyilen bütün bu giysilerin ortak adı ayakkabıdır. Deriden yapılanların adı iskarpin ya da kunduradır.

Beyefendi: Bir insan hem bey, hem efendi olamaz. Askerde bir çavuşa, hem çavuş hem onbaşı aynı anda diyemezsin. Bu asker ya çavuştur ya da onbaşı. Çavuşonbaşı olamaz. İnsan da ye beydir ya efendi. İki unvan aynı anda beyefendi diye kullanılamaz.

Müzikle uğraşan sanatçılarımızın da çok yanlış söylediği türküler var.

Bunlardan birkaç örnek vermek gerekirse, “Vakfıkebir-Görele/Yukarısı Tonya’dır/Sevdim de alamadım/ Bu ne bicim dünyadır” Sanatçı, ağzından çıkanı kulağı duyacak. Bu söylediklerini hiç mi dinlemiyor. Tonya, Görele’nin yukarısında mıdır?

Bir başka sanatçı, “Kemençemin kapağı/Sarı tenekedendir/Çok seviyorum seni/Bilmiyorum nedendir” Allah aşkına. Kemençenin kapağı sarı tenekeden yapıldığı nerede görülmüştür? Böyle yanlış bir türkü olabilir mi?

Yine en çok tepki gösterdiğim türkü sözlerinden biri de, “Anan vermiyor seni/Saklıyor padişaha” Padişahlık dönemi biteli 99 yıl oldu. Padişah mı kaldı ki, padişaha saklayacak kızını. Bu kadar bilgisiz, kültürsüz sanatçı olur mu?

Yine bir sanatçı, “Sisdağı’nın suları/Akar bulanık akar/Bu gaybana sevdalık/ İkimizi de yakar” Sisdağı yayladır. Yaylanın suları bulanık aktığı nerede görülmüştür. Bu yanlışların hepsi türkü uysun da nasıl olursa olsundan kaynaklanıyor.  Biri zamanında bu yanlış türküyü okuyor, diğerleri de yanlışı aynen devam ettiriyor. Bunu düzeltelim diyen yok.

Bir diğer yanlışta yer adlarının yazımı. Yer adları bitişik yazılır. Zamanımızda imla kılavuzu bunu böyle diyordu. Şimdi bakıyorum bazı yer adları ayrı yazılıyor. Sordum Türk Dil Kurumu yeni kılavuzda böyle tanımlamış. Türk Dil Kurumu bir şey yaptık demek için yazım kurallarıyla oynayıp duruyor. Koydukları bir yazım kuralı 5 yıl, 10 yıl gitmiyor. Lütfen bu kurallarla oynamayın. Şimdi bir yaylanın adı olan Sisdağı’nı şimdi Sis Dağı olarak yazacağız öyle mi? O zaman Beşikdüzü adını da Beşik Düzü olarak yazmak gerekir. Burada yer adı. Biz yaptık, biz değiştirdik demekle bu işler olmaz. Doğrudan yanlışa geçiş yapmak doğru yapmak değildir. Türk Dil Kurumu gereksiz işlerle uğraşmamalı. Milletin kafasını da on yılda bir karıştırmamalı.

Bir Türkçe öğretmeni şiir kitabı yayınladı. Şiirinde ne mısraların baş harfleri büyük, ne şiirlerin isimleri var, ne de  kitabın ve yazarının isminin baş harfleri büyük. Özel isimler bile küçük harfle başlamış, sadece ekler ayrılmış. Örneğin trabzon’dan. Bu özel isim ise baş harfi büyük olmalı. Değilse “dan”ı neden ayırdın? Satırbaşı yerine ara verme kuralı. Hem de Türkçe öğretmeni. O da modaya uymuş. Kısacası kuralsızlık kural haline getirilmiş. Sadece bunlar değil. Böyle onlarca örnek var.


2 thoughts on “YANLIŞ SÖYLENEN VE YAZILANLARDAN ÖRNEKLER

  1. Ahmet Bey,
    Emekli edebiyat öğretmeni olarak sizi kutluyor ve alkışlıyorum. Güzel bir konuyu ele almış, aydınlatmışsınız. Bu tür bilgilere, hepimizin ihtiyacı vardır. Kalemine, yüreğine sağlık! Saygılarımla…

  2. Manda yuva yapmış söğüt dalına

    Aman aman

    Yavrusunu sinek kapmış gördün mü

    Amanini yandım

    hocam bu nasil türküdür

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir