Kuzeyses Gazetesi > Beşikdüzü Haber

Beşikdüzü Haber | Vakfıkebir, Görele, Eynesil, Şalpazarı ilçelerinden yayın yapan Trabzon haber sitesi

TOPLUMUN İÇİNDE YÜZLERCE KONU VARKEN!..

Ahmet Saraç

Türkçe konuşan ve asla Türk televizyonları olduklarını kabul etmediğim kanallar vasıtasıyla Türk toplumuna dayatılan diziler bizlere hiçbir şey vermemektedir.

Hangi kanalı açarsanız açın 24 saat içerisinde iki üç diziye rastlarsınız. Televizyon kanalları Türk Milletine yönelik hiçbir şey ortaya koymamaktadır.  Bütün bu dizilerde işlenen konular emperyalizmin bir oyunudur. Türk kültürünü yoketme çabasıdır.

En küçük bir şeyde biz cumhuriyet çocuğuyuz deniliyor. Türkiye Cumhuriyeti kurularak devletin adı ve yönetimi değişmiştir, devletin milleti değişmemiştir. Bu devleti kuran Türk Milletidir. Ben dedemi tanımam, ben babamdan önceki aile büyüklerini tanımam diyemezsiniz. Bunu derseniz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden önceki Türk devletlerini de tanımam anlamına gelir ki, Türk Milleti 1923’te ortaya çıkmamıştır.

Başa dönersek, tarihten gelen bu milletin örf, adet, gelenek ve görenekleri vardır. Bu milleti Müslümanlığın dışında düşünemeyiz. Hristiyan bir millet değildir. Hristiyanlardaki her türlü örf, adeti bu millete dizi yoluyla dayatıyorlar. Milli eğitim yoluyla dayatıyorlar, sanat, müzik, tiyatro, basın-yayın yoluyla dayatıyorlar. Başarılı oluyorlar mı oluyorlar? Çünkü gençlik bilinçli değil. Devlet de duyarsız kalıyor. Doğrusu öğretilmeyen gençlik ne yapsın!

Hiçbir dizi içerisinde cami, namaz, oruç, zekat, hac, vatan sevgisi, bayrak sevgisi, Türk büyükleri konu edilmiyor. Al aşk, ver aşk. Yüzde doksan konu bu. Bul milletin derdi sadece aşk mıdır?

Toplumdaki yaralara parmak basmak lazım. Toplumun içinde yüzlerce konu varken ille de aşk konusunun işlenmesinin anlamı bu millete kimliğini kaybettirme düşüncesi değil de nedir?

Millete doğru yolu gösteren diziler, filimler gösterilmesi lazım. Ne yazık ki, bütün dizilerimizde doğru üzerine değil, yanlış üzerine kurgulanıyor.

Bindiği üzere, gençliğin de televizyonların başından kalkmaması sonucu yaşanan yozlaşma, Türk gençliğini tehdit eder hale geldi. Gün gün bizi bizden uzaklaştırıyor. Dizide çocuk annesine veya babasına sen bana karışamazsın mesajı işlenerek gençliğe kötü örnek olunuyor. Ne demek anne baba olarak sen bana karışamazsın. Dinimizde de yeri olmayan bir ifade. Bilerek işlenen bir konu.  Bu dizilerin hiç biri Türk dizileri değil. Türklerle çevrilmiş, dili Türkçe olan diziler. Siyonistlere hizmet ediyorlar. Türk Milletini yanlış tanıtıyor. Hiçbir değerimize sahip çıkılmıyor, konu edilmiyor.

Bizi Çanakkale’de topla, tüfekle alt edemeyenler şimdi topsuz, tüfeksiz dizilerle kendilerine benzetmeye çalışıyorlar. Tam kedileri gibi olduğu zaman da ortada devlet diye bir şey kalmaz. Bu belki bir iki yüz yıl alır. Farkına varmazsak iki yüz yıl bir devlet için 20 yıl gibi bir şeydir. Ama bunu yorumlayacak genç oranı Türkiye’de yüzde kaçtır? Ona bakmak lazım.

Gençleri bu konularda yetiştirecek bir eğitim anlayışımız, bir programımız yok. Gençlik Hristiyan Avrupa’yı örnek alıyor, Milli Eğitim Bakanlığı seyrediyor. Demek ki, bakanlıkta öyle istiyor. Kültürümüz, dilimiz, yemek kültürümüz, müziğimiz, sanatımız yabancıların etkisi altına girmiş durumda. Yine devlet yöneticileri 60-70 yıldır seyrediyor.

Şehirlerimizdeki yabancı kelimelerle yazılmış tabelalara dur diyen yok. Gençlik ana dili gibi İngilizceyi öğrense, sokaklarımızda Türkçe konuşan genç kalmayacak. Genç kendi dilinin öneminin farkında değil. “Kaybolursa dilimiz, bil ki dilim dilimiz”i bilmiyor. Milli Eğitim bu konuları görmemezlikten geliyor.

Gençliğe doğru yol anlatılmıyor. Sınavda 90 puan alan öğrenciyi yetiştirdim, iyi adam oldu zannediliyor.  Adam yetiştirmek, not vermekten geçmiyor. İsterse her dersi yüz olsun. Adam olamayabilir. (Baba-vali misali)

Alkol, kumar ve kötü alışkanlıklar gençlerimizin sağlığının yanı sıra geleceğini de tehdit ediyor. Yaş itibariyle anne ve babanın kontrolünden çıkan çocuklar, kötü niyetli kişilerin kontrolü altına giriyorlar. Niye bu yollara düşüyorlar, tam manasıyla araştıran var mı?

Birçok cinayetler işleniyor. Özellikle kadın cinayetleri. Sebebini araştıran yok. Hata nerden kaynaklanıyor diye merak eden devlet adamı yok. İşi bırakmışlar Adalet Bakanlığına. Onun da görevi yakala at içeri, yakala at içeri. Bataklıktaki sinekleri öldürmeye benziyor iş. Önemli olan bataklığı kurutmaktır. Bu konuda devlet kurulalı hiçbir çalışma yok. Olacağını da sanmıyorum.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir