Kuzeyses Gazetesi > Beşikdüzü Haber

Beşikdüzü Haber | Vakfıkebir, Görele, Eynesil, Şalpazarı ilçelerinden yayın yapan Trabzon haber sitesi

“SOYGUNNAME”

Soygunname, 1970’lerde yazdığım bir tiyatro eseridir. Namlı bir eşkiya eğitimden nasibini almayan bir yöreyi kasıp kavuruyordu. Güvenlik güçleri başa çıkamaz olmuşlardı. Halk korkmuş, şikayet edemez duruma gelmişlerdi. Jandarmanın yıllık izinleri kaldırılmış, halk eşkiyayı ermiş mertebesine koymuştu. Eşkiya azıttıkça azıtıyordu. Dağ başında değil, şehre yakın köylerde de, güpegündüz soygunlar yapılıyordu.

Eşkiya başı bir gün yamaklarını toplayıp ilginç buluşunu, yeni emrini bildirdi: Bundan böyle soygunlar don – gömlek almak yok. Herkesi gelirine göre soyacaksınız. Pusuya düşen bir doktor mu, avukat mı, ona göre soygun yapacaksınız. bakınız aha orda soygun tarifnamesini yazdım, direğe astım. Soygunu ona göre yapacaksınız.

Okuması – yazması çok az olan soyguncu yamakları, direkte sallanan kartonu heceleyerek okumaya çalışırlar. Doktor 5 bin lira, avukat 4 bin lira. Liste uzayıp gidiyor. Bir de ne görsünler, öğretmenin karşısında rakam yok. Yamak arkadaşına seslendi. Pusuya öğretmen düşerse öğretmenden ne alacağız. Öğretmenin karşısında rakam yok. Ulan it… Öğretmenin nesi var da, nesini alacaksın. Biraz beklet, yaptığınız soygundan cebine birza harçlık koy, gönder. Öğretmenin nesini alacaksınız.

Tiyatronun can alıcı sahnesi buydu. aradan yıllar geçmiş, hepsi yakalanmış, cezalarını çekmişler. Aynı kafadarlar bir köy kahvesinde oturmuşlar sohbet ediyorlar. Yamaklardan birisi, büyükşefe biraz sitemli konuştu. Şefim, seni çok seviyordum. Benim gözümde yiğit mi yiğit bir kahramandın. Yakalandığın gün, halk arasından elleri titreyen bir ihtiyardan iki tokat yedin. Sana o korkaklığı hiç yakıştıramadım. bir bunaktan dayak yedin. Gözümden düştün şefim, gözümden düştün. Eşkiya başı önce sustu. Sonra tana tane konuşmaya başladı.: “Ben serseriydim. Soyguncu idim. ama öğretmenime karşı gelecek kadar serseri değildim.

O ihtiyar benim öğretmenimdi. ben hapishanede iken öğretmenim ölmüş. Yarından tezi yok, mezarını ziyaret edip, çiçeklerle süsleyeceğim.

Bu eser 1974 Şişli Terakki Lisesi’nde oynadığında yer yerinden oynadı.

Hey! eli öpülesi varlıklar. Elin eşkiyası bile öğretmenin ekonomik çıkmazda olduğunu biliyor. esas görmesi gerekenler görmezden geliyor. Ne diyelim utanmayanlar utansın.

Bunca soygunun planlandığı bir ülkede, soygun tiyatrosunu yazmaya ne gerek vardı ki. Al sana bir bir bakanlık soruşturması…

Kalın sağlıcakla…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir