Kuzeyses Gazetesi > Beşikdüzü Haber

Beşikdüzü Haber | Vakfıkebir, Görele, Eynesil, Şalpazarı ilçelerinden yayın yapan Trabzon haber sitesi

Dini Eğitim Ailelere Bırakılmamalı

Ahmet Saraç

Her milletin kendine özgü dini vardır, inanışı vardır. Ancak Peygamberimiz der ki; “Her çocuk İslam olarak doğar. Yani Müslüman olarak doğar.” Demek ki; daha sonra anne veya babası hristiyan ise çocuğu Hristiyan, ya da Yahudi ise Yahudi olur.  Müslüman ise bu durumda da çocuğu Müslüman olarak yetiştirir.   Bu hadisten anlayacağımız her çocuğun İslam dini üzere yaratıldığı daha sonra anne ve babasının dini üzere yetiştirildiğidir.

Şimdi çocuk ilk dini eğitimini aileden alır. Eğer aile namaz kılıyorsa çocukta namaz kılar, namaza heveslenir. Çünkü çocuk anne ve babasını taklit eder. Daha iki üç yaşında iken bile bir seccade bulur namaz kılan anne veya babasının yanına serer, onunla namaz kılmaya çalışır. Onları taklit eder.

Kötü alışkanlıkları olan ailelerin çocukları da aynı yola meyil eder. İçkiye heveslenir. İlk fırsatta içki içmek ister. İçki nedir ki, annem babam içiyor diye merak salar. Anne veya baba içki içiyorsa çocuğuna sen namaz kıl pek demez, dese bile hiçbir etkisi olmaz. Kendisi yapmadığı için çocuk bu uyarıya kulak asmaz. (istisnalar hariç)

Eğer çocuklar namazlı niyazlı olmasını istiyorsak, önce kendimiz olmamız gerekir. Din eğitimi ailede başlar dedik. Eğer biz biliyorsak önce biz yapmaya çalışacağız.

Herhangi bir sebepten dolayı inandığımız halde kılamıyorsak, çocuk belli bir yaşa geldiğinde münasip bir dille bu konuyu ona anlatıp kendisinin daha iyi bir Müslüman olması için din eğitimi almasını isteyebiliriz.

İkincisi çocuk din eğitimini gayesi insan yetiştirmek olan okullarda almalı. Din dersleri zorunlu hale getirilmeli. Her çocuk liseye başlayana kadar enazından abdest almayı, namaz kılmayı öğrenmeli. Orucu, zekatı, haccı, fitreyi bilmeli. Haramı helalı bilmeli. Annenin, babanın ,çocuğun görevlerini bilmeli. Vatan, millet, bayrak, ezan sevgisini öğrenmeli.

Diyanet bu konuda duyarlı ancak, halkımız duyarlı değil. Zorunlu eğitim gibi çocuğunu oraya göndermiyor. Ama bu işi eskiden olduğu gibi Milli Eğitim Bakanlığı yapsa en güzeli olur.

Son yıllarda din dersi değil de din kültürü veriliyordu. Bunun çocuğa bir faydası yok. Çocuk İslam dini üzerine eğitim alacak. Dinin tarihçesini okumayacak. Okusa bile ondan sorumlu tutulmayacak. Okullarda bu iş olmuyorsa  yaz Kur’an kursları mecburi hale gelmeli.  Din eğitimini çocuk tamamladıktan sonra dini vecibelerini yerine getirmede sorumluluk kendisine aittir. Getirmiyorsa kimseyi ilgilendirmez. Devlet bana dinimi öğretmedi diyemez artık.

Çocuk bunları öğrendikten sonra yapmıyorsa günahı kendine. Devlet olarak ya da devleti idare edenler olarak siz bu haktan kurtulmuş olursunuz. Bu konu öyle ailelere veya sadece  İmam Hatip Liselerine  bırakılacak bir konu değildir. Okullardan değil de kitaplardan öğrenilecek konu da değildir. Herşey kitaplardan öğrenilseydi, okullara, öğretmene ihtiyaç olmazdı. Herkes kitapları okur, sınava girer, ilk, orta, lise, üniversite bütün diplomaları bu yolla alırdı. 15-16 yıl okula gitmeye gerek kalmazdı. Bu kadar masrafa  gerek yoktu. Ama öyle olmuyor işte. Yüz yüze eğitimi almak gerekiyor. Din eğitimi de en sağlıklı yüz yüze eğitimle olur.

Nasıl ki beşeri ilmi devlet veriyorsa, Müslüman olduğunu söylediğimiz Türkiye’de de din eğitimini devlet vermeli. Sadece beşeri ilimle yetişen genç, bir kanadı kırık kuş gibidir. Ömür boyu kalkıp uçamaz. Bunun vebali de devleti idare edenlerindir.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir