Kuzeyses Gazetesi > Beşikdüzü Haber

Beşikdüzü Haber | Vakfıkebir, Görele, Eynesil, Şalpazarı ilçelerinden yayın yapan Trabzon haber sitesi

DEVLETİ ZARARA UĞRATMIŞIM

Yıl 1986. Görele Lisesi’nde çalışıyorum. Ciddi sağlık sorunlarım var. Sol ventüker de daralma olduğu için ikide bir baygınlık geçiriyorum. Rapor alıp istirahat etmem lazım. O yıllarda – şimdiki gibi-  üniversite hazırlık kursları yok. Öğrencileri üniversiteye ben hazırlamaya çalışıyorum. Derslerde yaprak test çözüyorum. Sınavlara çok az zaman kaldı. Benim sağlık sorunlarım çoğaldı. Haftada bir gelen kriz, her gün gelmeye başladı. Hastahane Başhekiminin kızı lise sonda benim öğrencim. Babasına anlatmış durumu. Beni acele bürosuna çağırdı. Sana acilen 20 günlük rapor yazıyorum. Senin – mutlaka- istirahat etmen lazım dedi. Doktor bey, teşekkür ederim. Ama çocukların dersleri boş geçecek. Bir ay sonra da sınav var. Bana vereceğiniz ilaçları ben çalışırken de kullanırım, dedim. Biraz kızar gibi oldu. Bırak sınavları. Benim kızım da orada. Ama sağlık çok önemli, dedi. Sonunda anlaştık. Ben… adındaki ilacı – dil altı- içeceğim, 20 dakika arka üstü yatacağım. Sınıfa rica ettim: Gürültü yapmayın. Ben ilacımı alıp 20 dakika sonra sınıfa geliyorum, dedim. Çok çalışkan bir sınıftı. Hakikaten sessizce benim gelmemi beklediler. Yirmi dakika sonra derse girince bir sevinç, bir çığlık attılar. Ders defterine şöyle yazdım: Rahatsızlığım nedeniyle derse yirmi dakika geç girdim. Yirmi dakikalık üretimin kesilmesini rica ediyorum.

Okul müdürü Mehmet Toluç – örnek bir müdür – bu yazıyı tüm öğretmenlere okumuş. Kimisi takdir etti, kimisi de – enayilik – dedi.

Bütünleme sınavları vardı. Sınava giren her öğrenciden bir lira kağıt parası topluyoruz. Ben de herkes bir lira masanın üstüne koysun, dedim.

Çok sevdiğim, örnek bir öğrencim vardı. Beni yanına çağırdı. Bak hocam, dedi. Benim bir liram var. 50 kuruş çay, 50 kuruş simit param. Onu da sana verirsem, öğleyin aç kalacağım. Kafama kaynar sular döküldü. Bu olayları öğrenciliğimde ben de yaşamıştım. Çocuklar dedim, kağıt parası toplamıyorum. Hiç kimse para vermesin…

O yıllarda da öğretmenler arasında sürtüşmeler var. İki tane sözüm ona kendilerini öğretmen zanneden kişi imza toplamışlar. Beni Bakanlığa şikayet etmişler. Ben devleti zarara uğratmışım. Topu topu 26 lira. Devlet 26 lirayı araştırmak için Ankara’dan iki tane müfettiş gönderdi. Bu müfettişler önce uçakla Trabzon’a geldiler sonra taksi tutarak Görele’ye geldiler.

Benim ifademi almadan önce okul müdürünün görüşüne baş vurdular.  Adı geçen, devleti zarara uğratan öğretmen nasıl birisi?…

Müdür bey, ben bu konuda size bir şey söylemeyeceğim. İki ay önce Murat Hoca sınıf defterine bir şey yazdı. Onu size okuyayım. Kararı siz verin, dedi. Defteri okudular.

Devleti zarara uğratan bu kişi hakkında neler yazdılar bilmiyorum. Halen sağ olan, İzmir’de yaşayan baş müfettiş Aydın Özyar’ın kulakları çınlasın. Hatıralarını anlatırken, her aklıma geldikçe utanıyorum, deyişi bir gerçeğin ve devlet çarkını nasıl döndüğüne bir örnektir.

Kalın sağlıcakla…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir