Kuzeyses Gazetesi > Beşikdüzü Haber

Beşikdüzü Haber | Vakfıkebir, Görele, Eynesil, Şalpazarı ilçelerinden yayın yapan Trabzon haber sitesi

Başka Hakem Olsaydı!

Bu yazıyı 2014 yılında yazmıştım. Yeniden paylaşmak istedim.

Türkiye’de ve dünyada amatör ligler, profesyonel liglerin altyapısıdır. Amatör lig olmadan, profesyonel lig olmaz.

Amatör ligde maç yönetmeyen hakemler de; profesyonel liglerde maç yönetemezler. Gerek futbolcular, gerekse hakemler için amatörlük bir okuldur. Nasıl ki, bir okulu bitirmeden diploma alamıyorsan ve bir üst okula devam edemiyorsan, bir amatör ligde oynamadan ya da maç yönetmeden de profesyonel futbolcu olamazsın, hakem olarak profesyonel liglerde maç yönetemezsin.

Gazetecilikte 30.yılımı dolduruyorum. İlk gazeteciliğe başladığımda bölgemizde stad yoktu. Daha sonra 1988 yılında Vakfıkebir ilçe stadı açıldı. Ben de 1988 yılından buyana önce Vakfıkebir, daha sonra Çarşıbaşı, Tonya, Beşikdüzü ilçelerinde amatör maçlara gittim ve gidiyorum. Öyle amatör hakemlerle karşılaşıyoruz ki, insan hiç alakası olmadığı bir maçta dahi bir gazeteci olarak çıldırası geliyor. Öyle hakemler geliyor ki, amatörün de amatörü. Sanki hakem bulunamayan bir turnuvada sıradan birinin hakem olması gibi maç yönetiyorlar.

Yazık bu gencecik oyunculara. Onları futboldan küstürmemek lazım.

Son yıllarda zaten millet futboldan soğudu. Futbola ilgi her geçen yıl azalıyor. Hani nerede bir boşluk varsa, orada futbol oynayan çocuklar, gençler. Onları sahalarda tutacak yerde, onları sahadan uzaklaştırıcı, nefret edici kararlar veriliyor. Amatör futbol oynayan bir müdür dahi artık bu kararlara dayanamıyorum diyorsa, burada kulüp idarecilerinin, hocaların, hakemlerin kısaca herkesin düşünmesi lazım!..

Konumuz hakemler üzerineyken, amatör maç yöneten hakemlere örnek olması açısından bir hatıramı sizlerle paylaşmak istiyorum. Maç, Tonyaspor-Kisarnaspor. Sezonunu hatırlayamıyorum ancak, hakem Yusuf Yaylı. O zaman Tonya’nın sahası olmadığından maç Vakfıkebir İlçe Stadyumu’nda oynanıyor.

Tonyaspor’da, 7 numaralı bir oyuncu insanı fıtık edercesine sürekli hakem Yusuf Yaylı’ya itiraz ediyor. İster aleyhine düdük çalsın, isterse lehine. İtirazı, “nedir o düdük ağzında kaldı, çaldın da ne oldu, mükafat mı verecekler sana?” gibi ipe sapa gelmez sözler.

O yıllar maç iki top ile oynanırdı. Topun biri Folderesi’ne gitti; o alınmadan ikincisi de gitti. Hiç unutmam, maçın 24.dakikası. Topun gelmesi bekleniyor. Tam o sırada hakem Yusuf Yaylı o 7 numarayı yanına çağırdı ve kendisine: “Bana erkeklik taslama. Erkeklik sahada kalmaktır. Erkekliğin varsa sahada kalırsın” dedi ve oyuncuyu sahaya gönderdi. Bu sözler o oyuncuyu öyle etkiledi ki; o dakikadan itibaren oyuncunun sesinin rengi nasıldır diye bir daha duymadık. Sanki yanına çağırıp da ağzını bantlamıştı.

Başka hakem olsa, iki kez kırmızı kartal oyun dışı yapardı onu. Yaylı öyle yapmadı. Sabretti ve bir boşluk olduğunda bir eğitimci olarak önce kendisini uyardı ve o oyuncuyu sahada tuttu. Oyuncuyu dışarı atmak kolay. Oyuncuyu sahada tutmak ise zordur. İşte eğitici hakemlik burada ortaya çıkıyor. Hatta birisi yanlış taç atsa, şöyle attığın için yanlış oldu diye yine uyarıyordu. Yusuf Yaylı’nın dışında da bu tür uyarıları yapan hakemlere pek rastlamıyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Beşikdüzü’nde Beşikdüzü Yeşilköyspor ile Akçakalespor karşılaşması oynandı. Maçın hakeminin ismi önemli değil. Bu hakem kardeşimiz öyle bir sarı kart  gösterdi ki, şaştık kaldık. Yaşanan bir pozisyona Yeşilköyspor’dan bir oyuncu itiraz etti. İtirazı da, hakemin faul pozisyonuna devam demesi sonucu oldu. Oyuncunun ,“Hocam önünde oldu” demesi üzerine hakem oradan uzaklaşmakta olan oyuncunun üzerine doğru koşarak oyuncuya sarı kart gösterdi.

Bundan sonra bu oyuncunun sahada 70 dakikası var. Daha 20.dakikada oyuncunun mücadele azmini kırdı.  Artık bir sarı daha görme şansı yok. Çünkü, ikinci sarıyı görürse oyun dışı kalacak. Bu çocuk daha nasıl mücadele etsin.

“Hocam önünde” demekle sarı kart oluyorsa, bütün maç gözlemcilerine sesleniyorum. Söyleyin sahada sarı kart görmeyen, 3-4 tane kırımız kart çıkmayan takım kalır mı? Ben kalacağına inanmıyorum. Çünkü, 1988’den buyana maç takip ediyorum. Bu sahalardayım. Böyle kart olmaz.

Biliyorum. Şimdi bize, yok şöyle dedi de ondan kart gördü gibi hemen haklı çıkacakları bir savunma yapılır. Ben birini dinlememe gerek yok. 10 m önümde olan olay. Birinin açıklamasına ihtiyacım da yok. Her kim başka türlü savunma yaparsa yalan konuşur.

İlgililer, yetkililer: Bu hakemleri biraz uyarın lütfen. Bazı maçlarda olaylar çıkıyorsa, bunun yüzde 30 sebebi de hakemlerdir. Bunu da unutmayın. Oyuncu tahrik ediyor da hakem etmiyor mu? Neden hep oyuncuya yükleniliyor? Biz bu sahalarda maçı bırakıp tribünlerin önüne gelip seyirciye söven hakem de gördük geçmişte.

Bunlar, profesyonel ligde işi yüzüne gözüne bulaştırırlar. Hem kendileri rezil olur, hem de oyuncuların veya kulüplerin başını yakarlar. Hakemlerin de dikkatli olması gerekir. Yetkisi var diye, tırpan gibi olmamaları gerekir.

Sarı kart, bu kadar ucuz olmamalı. Baştan da dediğimiz gibi, amatör lig eğitim ligidir. Önce ikaz etmek, hatayı söylemek gerekir. Bizce, “Hocam önünde oldu” demek, büyük bir hata değildir. Eğer bu söz kural gereği kart gerektiriyorsa, büyük takımlardaki oyuncuların yüzde 40’ı kırmızı kart görmesi gerekir. Görünen o ki; oyuncu olmakta çok zor. Allah sabır versin!..

 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir